8 Mart Dünya Kadınlar Günü Kutlama Mesajları

8 Mart Dünya Kadınlar Günü Kutlama Mesajları

8 Mart Dünya Kadınlar Günü Kutlama Mesajları
08 Mart 2020 - 12:07 - Güncelleme: 08 Mart 2020 - 16:27

Karaman Valisi Fahri Meral
“Aileden başlayarak hayatımızın her yerinde ve anında; sevgileri, emekleri, fedakârlıkları ve mücadeleleri ile insanlığa umut veren sağlıklı, huzurlu ve mutlu bir toplumun temelini oluşturan kadınlarımızın “8 Mart Dünya Kadınlar Günü” nü tebrik ediyorum.
Milli ve manevi değerlerine bağlı milletimiz; hayatımızın her anında varlıklarıyla onurlandığımız, bizi eğiten, yetiştiren, sevgi ve şefkati karşılıksız veren, annelik rolüyle yeni nesillere şekil veren fedakâr kadınlarımızı her daim baş tacı etmiştir.

Mustafa Kemal Atatürk’ün liderliğindeki Kurtuluş Savaşı’nın görünmez kahramanları olan, Cumhuriyet döneminde ülkemizin kat ettiği mesafede çok önemli katkıları bulunan, istiklâlimize ve istikbalimize yönelik tehditlere karşı en ön saflarda mücadele eden kadınlarımız; Cumhuriyet ile birlikte toplumsal yaşamdaki yerini güçlendirmiştir. Gelinen aşamada ülkemizde özgüvenleri yüksek, müteşebbis, eğitimli kadınlarımızın her alanda varlıkları her geçen gün artmakta, ülkemizin daha ileri ve gelişmiş seviyelere ulaşmasına katkı sağlamaktadırlar.

Kadına saygı, değerlerimizin, gelenek ve göreneklerimizin, tarihimizin, sosyal hayatımızın temel dinamiğidir. Toplum hayatında kadını dışlayan bir anlayış benimsenmesi, kuşkusuz sadece kadınlar için değil bütün toplum için büyük eksikliktir. Uğradıkları haksızlıklar, adaletsizlikler, ayrımcılıklar karşısında kadınların yanında yer almak hepimiz için öncelikle insani bir görevdir. Sorunların hak ve adalet temelli bir anlayışla çözüme kavuşturulması için toplum olarak hep birlikte gayret göstermemiz gerektiğine inanıyorum.

Bu duygularla tüm kadınlarımızın 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü kutluyor, sağlık ve mutluluklar diliyorum”

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Karaman Milletvekili İsmail Atakan Ünver



'' 8 Mart, 1857 yılında Amerika Birleşik Devletleri’ndeki bir grev esnasında çıkan yangında yaşamını yitiren 129 emekçi kadının anısına başlatılan ve dünyanın dört bir yanında kabul edilerek, kadınların kendini yeniden ifade ettiği, hakkını aradığı, eşitlik için haykırdığı bir gün olarak; kadın hak ve özgürlüklerinin hukuk ve toplum nazarında geliştirilmesi ve güçlenmesi için yapılan çalışmaları temsil etmiştir.

Fakat ne yazık ki kadınlar, 8 Mart’ı; iki yüz yıldır sürdürdüğü eşitlik ve özgürlük mücadelesindeki kazanımların her gün biraz daha tasfiye edildiği, bunları korumak ve yeni haklar elde etmek için sürekli sesini yükseltmek zorunda kaldıkları bir siyasi iklimde karşılıyor.


Hem toplumsal yaşamda hem de çalışma hayatında nice zorluklarla karşı karşıya kalan kadınlar, şiddetin en ağırına maruz bırakılıyor. Çalışma yaşamında yedek ve ucuz işgücü olarak nitelendirilmekte olan kadınlar, birçok iş alanında çalıştırılmamakta, sosyal haklarından mahrum bir şekilde sömürülmekte, şiddetin her türlüsüyle her dakika mücadele etmek, taciz ve tecavüz tehdidi ile yaşamak zorunda kalmaktadır. Okulda olması gerekirken, çocuk yaşta evlenmeye ve hatta anne olmaya zorlanan çocuklarımız bu anlayışa karşı isyanlarını, hayatları ile ödemekte, katledilmektedir.


Öte yandan, Mustafa Kemal Atatürk’ün birçok ülkeden önce seçme ve seçilme hakkı tanıdığı, özgürlük alanlarının genişletilmesine öncü olduğu kadınlar bugün, ülke nüfusumuzun yarısını oluşturmasına rağmen; iş dünyasında, siyaset dünyasında hem ülke hem de kendi gelecekleri üzerinde yeterince söz sahibi olamamaktadırlar.


Bizler, Cumhuriyet Halk Partisi olarak; yarınları için hak, hukuk, adalet peşinde yürüyen her kadının, eşit yaşam ve eşit iş hakkı isteyen tüm kadınların haklı mücadelesine her dönemde omuz verdik, bundan sonra da onların yanında olmaya devam edeceğiz.


Bu duygu ve düşüncelerle, "Yeryüzünde gördüğümüz her şey, kadının eseridir." diyen Mustafa Kemal Atatürk’ün izinde; kadınları ötekileştirmeden, din, dil, ırk, inanç, ayrımı yapmadan, kadına şiddete, cinsiyet ayrımcılığına karşı durarak aydınlık ve güzel yarınlara birlikte yürüyeceğimizi belirtir, tüm kadınların 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nü kutlarım.”




Karaman Belediye Başkanı Savaş Kalaycı

Tüm kadınların 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü kutlayan Belediye Başkanı Savaş Kalaycı, mesajında; kadınların sosyal ve ekonomik hayatın içinde eşit, onurlu ve saygın bir yeri olması gerektiğini, bunun artmasında da herkese büyük görevler düştüğünü bildirdi.


Evinde anne, iş yerinde çalışan, toplumda saygın bir fert olan kadınların ülkenin toplumsal birliği ve dirliği için hayati rolleri olduğunu belirten Başkan Kalaycı: “Geçmişten bu yana kadınlar, hem toplumun hem ailenin temelini oluşturmuştur. Gelecek nesillerin yetişmesinde yeri doldurulamayacak bir önemi olan ve sevgiyi, nezaketi, inceliği öğreten yine onlardır. Ailesine katkı sağlamak uğruna nasır tutmuş elleriyle, şehit evladını vatan toprağına uğurlarken döktüğü gözyaşlarıyla, umudun hiç eksik olmadığı bakışlarıyla, duanın ve iyi dileklerin çağlayan gibi aktığı sözleriyle kadınlar milletimizin ruhu olmuştur.

Bizim medeniyet değerlerimize göre kadın kutsal bir varlıktır. Peygamber Efendimiz (S.A.V.) ‘Cennet anaların ayağının altındadır buyurmuştur.’ Dolayısıyla kadınları korumak, kollamak ve onların daha mutlu ve huzurlu olmasını sağlamak hepimizin görevidir. Yerel yönetimler olarak bizlerin de kadınları desteklemek gibi bir görevi ve sorumluluğu vardır. Karaman Belediyesi olarak kadınlarımıza yönelik hizmetlerimizi bugüne kadar olduğu gibi, bundan sonra da artırarak sürdüreceğimizi ifade etmek istiyorum. Bu vesileyle her şeyin en güzeline layık olan Türk kadını başta olmak üzere dünya üzerindeki tüm kadınların bu anlamlı gününü kutluyor, saygılarımı sunuyorum” dedi.

Karamanoğlu Mehmetbey Üniversitesi (KMÜ) Rektörü Prof. Dr. Mehmet Akgül

“Ülkemizin kalkınıp gelişmesinde önemli bir katkıya sahip olan kadınlarımız toplumsal  hayatımızın da en temel yapı taşlarını oluşturlar. Emekleri ve üstün çabalarıyla toplumumuzu güçlendiren, varlıklarıyla dünyamıza değer katan kadınlarımız aynı zamanda aile birliğimizin teminatı, yüksek sevginin, merhamet ve iyiliğin de kaynağıdırlar. 

Her ne kadar kadınlarla ilişkilerimiz kimi zaman anne, kimi zaman kız kardeş, kimi zaman eş ve evlat, kimi zaman en yakın arkadaş şeklinde kurulsa da kadınlarımızın öncelikle bir insan olduğunu hatırlamak; cinsiyetçilik gözlüğünden uzak bir şekilde kendilerine yaklaşarak onlara olumsuz davranışlar sergilemekten uzak durmak toplumsal görev ve sorumluluklarımızın yanında ahlaki ve insani bir görevdir.

Kadın hakları konusunda farkındalık oluşturmak ve mağduriyetleri gidermek amacıyla her yıl 8 Mart'ta kutlanan Dünya Kadınlar Gününün bizlere bir kez daha sorumluluklarımızı hatırlatması ve kadınlarımızın kıymetini pekiştirmesi en büyük temennimizdir. 

Bu vesileyle; emekleri, bitmek bilmez gayretleri, pozitif enerjileri ve sevgi dolu yürekleri ile hayatımızı anlamlandıran kadınlarımızın hak ettikleri güzellikte bir yaşam sürmelerini diliyor, başta Karamanoğlu Mehmetbey Üniversitesi mensupları olmak üzere tüm kadınların Dünya Kadınlar Gününü tebrik ediyorum.”


AK Parti Karaman İl Başkanı Abidin Çağlayan

'' Kadınların günümüzdeki önemine değinen Başkan Çağlayan, “Hayatımızın her alanında sınırsız sevgisi, hoşgörüsü, fedakârlığı ve üretkenliği ile medeni toplum olmanın sembolü olmuş kadınlarımız tarih boyunca millet olarak elde ettiğimiz kazanımlar ve gelişmelerin her zaman baş mimarları olmuşlardır. Dünyanın hiçbir yerinde görülmemiş mücadeleler veren Türk kadını, büyük bir özveri ve hassasiyetle dün olduğu gibi bugün de Güçlü ve Büyük Türkiye’mizi 2023, 2053’lerin hedeflerine taşıma yolunda toplumsal dayanışmanın mihenk taşı olarak ülkemizin üstlendiği misyon ile de dünya kadınlarının sesi, nefesi ve yeşeren umududur.” diyen başkan sözlerine hadisle örnek vererek devam etti.

“Kadına verilen değerin ne kadar büyük olduğunu anlamak için ‘Sizin hayırlı olanınız ailesine hayırlı olandır. Ben ailesine en hayırlı olanınızım.’ , ‘Kamil İmana sahip Müslüman ahlâken güzel olandır. En hayırlı mü’min de eşine karşı ahlâkı en iyi olandır.’, ‘Cennet anaların ayakları altındadır.’ hadislerini bilmek ya da öğrenmek yeterlidir.” dedi.

Kadına şiddet konusuna da değinen Başkan Çağlayan, ”Kadınlara yönelik her türlü şiddetin, ayrımcılığın ve istismarın karşısında olduğumuzu özellikle belirtiyor, şiddetin önlenmesine kararlılıkla devam edeceğimizin de altını çizmek istiyorum” şeklinde konuştu.

Başkan, “Anne, eş ve kardeş gibi en yüce unvan ve değerleri uhdesinde barındıran kadınların eğitimli, açık fikirli, düşünen, üretime ve yönetime aktif bir şekilde katılan bireyler olmaları ülkemizin aydınlık geleceği açısından da son derece önemlidir. Bu vesileyle, başımızın tacı ve yarınlarımızın mimarı olan kadınlarımızın bu anlamlı gününü kutluyor, sağlık, mutluluk ve esenlikler diliyorum.”dedi.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Karaman İl Başkanı Mustafa Cem Kağnıcı 

'' 8 Mart 1857 yılında 40.000 dokuma işçisinin daha iyi çalışma koşullarına sahip olmak istemeleri ile başlayan grevde çıkan olaylar sonucu yaşanan yangında 120 kadın emekçinin can vermesi sonucu tüm Dünya’da 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar günü olarak anılmaya başlanmıştır. 1921 yılından bugüne de cennet vatanımızda emekçi kadınlarımızı 8 Mart günü anıyoruz.

Kadınımızın emeğini sadece bir güne sığdırmak mümkün değil. Hayatımızın her anında evde eş, çocuğa anne, iş yerinde emekçi ve hayat arkadaşı olarak hepimizin en büyük destekçisidir kadınlarımız. Toplumsal ve ekonomik gelişmenin üst sevilere çıkması için kadınımızı desteklemeliyiz. Ulu Önderimiz Mustafa Kemal Atatürk de bu sebepledir ki Türk kadınına Dünya’da ilk seçme ve seçilme hakkını vermiştir. Kadın işi, erkek işi yoktur kadınlarımız her türlü işin üstesinden gelecek kudrete sahiptirler.

Karaman'ımız da iş gücünün en önemli parçası olan kadın emekçilerimiz özellikle organize sanayi bölgesinde emekleri ile ekonomimize büyük katkılar sunmaktalar. Sadece işçi olarak değil yönetici olarak da kadınlarımız geçmişten günümüze önemli bir yere sahiptirler. Kız çocuklarının okuması eğitim hayatlarını devam ettirmeleri toplumumuzun gelişmesi anlamı taşımaktadır.

Tabi ki her şey toz pembe değildir maalesef. Son yıllarda kadın cinayetleri, kadına şiddet, cinsel istismar olaylarının artması yüreklerimizi yaralayan, toplumun kanayan yarasıdır. Bilinçli, eğitimli ve sosyoekonomik şartların gelişmesi ile erkeklerimizin kadına bakışının ortak bir akılda birleşmesi sonucu, hep birlikte tüm toplum olarak bu tip olayların da üstesinden geleceğiz. Kadınımız milletimizin en önemli ayrılmaz parçasıdır. Bu kurtuluş savaşımızı düşündüğümüzde akıllarımızda canlanacaktır.

Bu duygu ve düşünceler ile bütün kadınlarımızın 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar gününü kutluyor, her ne sebeple olursa olsun bugüne kadar kaybettiğimiz bütün kadınlarımızı saygı, rahmet ve minnetle anıyorum. "
İYİ Parti Karaman İl Başkanı İsmet İlmi Hatipoğlu

Kadınlarımızın, toplumumuzun ortak değeri olduğunu hatırlatan İYİ Parti Karaman İl Başkanı İsmet Hatipoğlu, kadınların, hayatın tüm alanlarına olağanüstü katkı sağladıklarına dikkat çekti.
“Bu katkılar olmadan, ekonomilerin çökebileceğini, toplumların tükenerek ailelerin parçalanabileceğine vurgu yapan Başkan Hatipoğlu;
“Her kadın ve kız çocuğunun doğuştan kazandığı haklarını ve özgürlüklerini tüm anlamıyla sahip olduğu bir dünyaya ulaşması için insanlık olarak çaba sarf etmeliyiz.”dedi.
Tarihimiz ile ülkemizin gelişim sürecinde Türk kadınının yerinin de çok önemli olduğunu ifade eden Başkan Hatipoğlu;
“Kadınlarımız, bütün Türk tarihinde olduğu gibi bugün de en muhterem mevkide, her şeyin üstünde yüksek ve şerefli bir mevcudiyettir.
Kadınlarımıza ve kız çocuklarımıza yatırım yaptığımızda tüm evrene yardım ettiğimizi biliyoruz.
Kadınlarımıza imkan sağlayan bir gelecek, hepimiz için daha parlak, daha huzurlu ve daha refah bir gelecek olacaktır.”dedi.
‘HER BİRİMİZ SİZE BORÇLUYUZ'
Kadınlarımızın emeği ile yoğurduğu, özveriyle kazandığı tüm değerlerin sahipsiz olmadığına vurgu yapan İYİ Parti Karaman İl Başkanı İsmet Hatipoğlu;
“Hepimizin çok sevdiği bu özel gün kutlu olsun. Kadınlarımızın mutluluğu, gülücüklerinin ışığı ile aydınlanmıştır.
Her gecenin ardından güneşi inatla yeniden doğuran kadınlarımız, toplumumuzun ortak değeridir. Biz her şeyimizi siz değerli kadınlarımıza borçluyuz, sizlere  layık olmak hiç de kolay bir iş değil.
Size doğuştan verilmiş bu manevi cömertliği, hem işinizde hem de yakınlarınızla olan ilişkilerinizde misliyle sunuyorsunuz. Bu bakımdan devletin de hala kadınlar için yapması gereken pek çok icraat olduğunu hatırlatıyoruz.”dedi.
“BAŞARI, KARAKTERİNİZDE VAR”
Kadınlara seslenen İYİ Parti Karaman İl Başkanı İsmet  Hatipoğlu;
“Hem işte hem de evlerinde başarılı olan kadınlarımız, ailelerin de çekim merkezi. Başarmak kadınlarımızın karakterinde var. Bunu sevgiyle birleştiriyor, sevginizle ilham ve sıcaklık yayıyorsunuz.
Çalışan, üreten, bölüşen kadınlarımız, ne ezilmeyi, ne dövülmeyi ne de sömürülmeyi hak ediyor.
Köyden, tarladan, fabrikadan, kentten, sesi gelen kadınlarımıza yönelik her türlü zorbalığa, şiddete, cinsiyet ayrımcılığına karşı kadının önce insan olduğu bilinciyle çözüm üretmeyi sürdüreceğiz.
Coşkularıyla, neşeleriyle renksiz bir dünyayı gökkuşağına çeviren kadınlarımızın, emeği ile yoğurduğu, özveriyle oluşturduğu tüm değerleri yok sayan, küçümseyen tüm çağdışı yapılara da hayır diyoruz.
Kadınlarımızın, güçlü ve güvenebilecekleri omuzlarımızı her zaman yanlarında hissetmeleri için her şeyi yapacağız. Sizleri sadece günlerde ve bayramlarda değil,  her zaman değer verecek ve her zaman seveceğiz. 8 Mart Dünya Kadınlar Gününüz kutlu olsun.
Allah tüm sevdiklerinizle nice sağlık, huzur ve mutluluk dolu ömürler nasip etsin.”

Karaman Memur Sen ve Eğitim Bir-Sen Şube Başkanı Yunus Özdemir



“İnsan olmanın şerefini, yeryüzünü imar ve ıslah etmenin sorumluluğunu birlikte üstlenen kadın ve erkek, birbirinin velisi, dostu ve yardımcısıdır. Her şeyden evvel hayatın her alanında kadın ve erkek bir ve beraberdir. Hayat, müşterektir.

Kadın, anne, eş, kardeş olarak toplumun ve hayatın kurucu unsuru, çekirdeği, temelidir. Aile, sevginin, şefkatin, merhametin, paylaşmanın limanı, medeniyetlerin korunağıdır. Aile, birey ve toplum olarak ilk savunma hattımız, kalemizdir. Kadın ve erkek, bizim kültürümüzde, cinsiyete indirgeyen bakış seviyesinin anlayamayacağı çok yüksek ve ulvi bir yaklaşımla ifade edilen varoluşun belirleyici unsuru, dayanağı olmuştur.

Ekonomi ve inanç merkezli olarak değişen toplum ve kültür hayatıyla birlikte kadın algı ve anlayışında farklılaşmanın gözlenir olması, tarihsel bir realitedir. Sanayi ve kentleşme devrimi sürecinde, kadının yeni rol ve statüsüyle birlikte aile eksenli toplumsal uyuma ve bütünlüğe dayalı geleneksel yapısı değişime uğratılmıştır. Kadını önceleri ucuz iş gücü olarak istihdam eden zihniyet, zamanla tüketim dünyasında elverişli bir figüre dönüştürmüş, sonra da masum mecburiyetleri, hak ve özgürlükleri istismar ederek kapitalist ideolojinin nesnesi yapmıştır.

Günümüzde yerini mutlak manada küresel egemenliğe devretme aşamasındaki kapitalist finans gücünün desteği ve ‘toplumsal cinsiyet, cinsiyet eşitliği’ söylemleriyle dünyanın her yerinde gündeme dayatılan programlar, cinsiyet üzerinden insanın anlam, önem ve varoluşunu yozlaştırmayı içermektedir. Kadın hak ve özgürlüğü adına yürütülen programların aileyi, aileyle birlikte toplumu ahlaken, ruhen ayakta tutan dayanakları yok etmeyi amaçladığı aşikârdır. Topluma geleneksel kimlik ve değeriyle katılan kadın, sözde kadın hakları savunuculuğu yapan, özünde aileyi tahrip etmeyi hedefleyen zihniyetin temsilcileri tarafından yok sayılmış, onun için hak da özgürlük de söz konusu edilmemiştir.

Dünyanın birçok yerinde yaşanan yoksulluk, istismar, eşitsizlik, ağır çalışma şartları, haklardan yoksun iş hayatı gibi meselelerin dayanılmaz ölçüde mağdur ettiği kadınların sorunlarına sessiz ve seyirci kalıp gereken tepkiyi vermemeleri, meseleye ideolojik ve çifte standartlı bakmaları sebebiyledir. Dünyanın birçok bölgesinde emperyalist emeller uğruna hak ihlallerinden taciz ve tecavüze, savaş ve terörün sebep olduğu kitlesel göçe ve ölümlere, 28 Şubat’ta olduğu gibi eğitim hakları gasbedilen kadın ve kızlarımızın büyük mağduriyetlerine sessiz ve seyirci kalmalarının nedeni de aynıdır.

İnsan hak ve onurunun olmadığı yerde kadın hakkı da erkek hakkı da olamaz. Geleneksel işleyişiyle köklü ve güçlü olan toplum yapımız, ilke ve temelleriyle aile hayatımız imha edilerek çökertilmek, nesiller yok edilmek istenmektedir. Bu akım, kişi ve kurumlar, kadın dostu değil, doğrudan insanlık düşmanıdır.

Bir medeniyet hareketinin ilk odağı, ilk okulu, ilk aşaması olan ailenin imha edilmesi, insanı tarihte olmadığı kadar aidiyetinden koparmış, sonuçta yalnız, yardımsız, çaresiz, çözümsüz bırakmıştır. Hangi dil ve söylemle olursa olsun basitlikten de öte bayağı düşüncelerin yalan rüzgârına kapılarak özünde kadını aşağılayan, değersizleştiren, aileyi ve evi önemsizleştiren yaklaşımlar, hiçbir düşmanın yapamayacağı ölçüde millî ve insani bağlarımızı tahribe yönelmiştir.

Aile birliği olmadan toplumsal bir geleceğimiz olamaz.

Kadın, aileler ve nesiller üzerinden insanlığı, medeniyeti yok etmeyi amaçlayan şeytani kurguların aleti, malzemesi, aracı olamaz, olmamalıdır. İnsana, insanın anlam ve amacına ihanetin hak, özgürlük, eşitlik adına yapılıyor olması, tarihte eşi görülmedik iğrenç bir yalandır. O nedenle, hangi gerekçeyle olursa olsun, aile bütünlüğünü ve huzurunu hedef alan tüm çaba ve programlar, ülke ve millet bütünlüğümüzü, huzurumuzu ve doğrudan insanlık onurunu hedef almıştır.

İnsanlık cephesinin son direniş hattında bütün gücümüzle, devlet ve millet olarak kadını da aileyi de savunuyoruz, savunacağız. Şiddetten zararlı bağımlılıklara kadar yıkıcı etkileriyle toplumu doğrudan etkileyen birçok kötülüğün sebebi, ailenin zayıflamasıdır.

Aileye dayanmayan bir toplum ayakta kalamaz.

Yöneticiler ‘İstanbul Sözleşmesi’ üzerine oluşan haklı kaygılara daha fazla duyarlı olmalıdır. Modernizmin ve çalışma hayatının getirdiği stres ve sıkıntıların çözüm yolları, medeniyet birikimimizde vardır.

Eğitim-Bir-Sen olarak, güçlü toplumun sağlam aile, sağlam ailenin bilinçli kadınla inşa edileceği inancıyla, geleneksel yapının, yeni realitelerin ışığında yorumlanarak, hayatın doğasına en uygun çözümlerin aranıp bulunması gerektiğini öneriyoruz. Ama bunun yolu asla aileyi dağıtmak, insanı aileden koparmak olmamalıdır. Topyekûn bir hamle ve hareketle dünyaya örnek olacak tarzda bir kadın erkek anlayışı ve yeniden bir aile modeli ortaya koymalıyız, koyabiliriz. Bilinmelidir ki, bu kale yıkılırsa, varlığımızı tehdit eden hiçbir tehlikeye karşı korunamayız. Bu değeri kaybedersek sonsuz bir değersizliğin uçurumunda savrulmak kaderimiz olur.

Kadınlarımızın iş hayatında daha uygun bir çalışma ortamına kavuşmaları için sendikal mücadele çok önemlidir. Büyük hedefler, güçlü kadınlarla gerçekleşir fehvasınca ülkemizdeki ve yurt dışındaki kadın örgütleriyle iş birliği, hedef ve proje ortaklığı yaparak vizyonumuzu ortaya koyduk. Haklılığımızdan kaynaklanan, örgütlülüğümüzle daha etkin olan gücümüz ve birikimimizle, nerede olursa olsun, kadınlara yapılan haksızlıkların karşısında olduk. Bu hassasiyetle 28 Şubat’ta ideolojik ayrımcılıkla ötelenen kadının kimlik ve kişiliğinden taviz vermeden yasakların zindanından çıkmasını sağladık. Terör şebekeleri tarafından çocukları kandırılıp dağa kaçırılan annelerin özlemlerine ortak olduk.

Suriye zindanlarında sebepsiz yere en aşağılık zulüm ve tecavüzlere uğrayarak tutsak edilen, kadınlarımız özelinde bütün mağdur ve mazlum kadınların feryadını dünyaya duyurmak için meşaleli yürüyüş yaptık. Çığlıkları zulmün karanlığında boğulan kadınlarımızın seslerini aydınlık dünyaya duyurmak istedik.

Mobbing raporuyla, çalışan kadınlara yapılan haksızlıkları, yıldırmaları gözler önüne serdik.

Örgütlülükten gelen gücümüz ve birikimimizle kadınların, eğitimcilerin çalışma hayatında karşılaştıkları zorlukları aşmak için yoğun çaba gösterdik, gösteriyoruz. Kadınlarımızı, kamu görev ve hizmetlerinden dışlandığı keyfî uygulamaların sıkıntısından hak ve hukuka dayalı, sosyal imkân ve yardımları artmış bir çalışma düzenine kavuşturduk. Çalışan kadınların analık ve yarı zamanlı çalışma hakları, doğum ve süt izinlerinin iyileştirilmesi, kreş ve çocuk evi hizmetlerinin verilmesi gibi önemli kazanımlar elde etmesi hep hak ve emek mücadelesi sonrasında olmuştur.

Kadınların iç huzuru iş huzurunu da beraberinde getirmiştir.

Son olarak ev, aile ve çalışma düzeni arasında ilişkileri belli bir denge gözeterek hazırladığımız kadın raporunu başta ilgili bakanlığımız olmak üzere bütün kamuoyunun istifadesine sunduk.

Millet olarak birlik ve beraberliğimizi, dayanışmamızı daha da güçlendirmemiz gereken bir dönemde, bu Dünya Kadınlar Günü’nün kadınlarımızın ve tüm dünya kadınlarının sorunlarının çözümü için yeni bir başlangıç olmasını temenni ediyoruz.”

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum